KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞINDA ANLAM VE İÇ MOTİVASYON

Published on:  /   Son güncellenme  /   Yorum yapılmamış

8 Eylül Dünya Kitap Okuma Gününe özel bu yazıyı kaleme aldım. Kitap okuma alışkanlığında neredeyiz? Ülkemizde kitap okuma oranı çok düşüktür. Türkiye’de yılda kişi başına neredeyse 7 kitap düşmekteyken Japonya’da 25 kitap düşmektedir. Nüfus olarak bize yakın ülkelerden Fransa’da ders kitapları hariç yılda 39.000 çeşit kitap, Almanya’da 65.000 çeşit kitap basılırken, Türkiye’de ise sadece 6.000 çeşit kitap basılmaktadır. Bu ülkelerin ekonomik refahına baktığımızda, kitap okuma oranıyla dengeli bir ilişki içinde olduğu görülmektedir.
Öğrenmede ve alışkanlıklarda, motivasyonu sağlayan en büyük etken çevre ve ihtiyaçtır. Mısır yarışmasında hep birinci olan kişi, kaliteli tohumları çevresine dağıtmış. Röportaj yapan gazeteci -iyi ama birinci olduğunuz tohumları komşularınıza dağıttınız. Seneye tekrardan yarışmayı kazanacağınıza inanıyor musunuz? –Evet. Çünkü çevremdeki tohumlar kaliteleştikçe benim tohumlarımda ondan etkilenerek daha kaliteli olacaklar. Kitap okuma alışkanlığında bizlerde çok iyi kitap okuyan bireyler olursak çocuklarımızda bundan etkilenerek daha çok iyi okuyucular olacaktır. Çünkü insan sosyal bir varlıktır ve var olma mücadelesinde bizlerden etkilenirler.
Diğer bir nörolojik araştırma ise ayna nöronun keşfi, bir deneyde uzmanlar elinde fıstık tutan maymunun beynini gözlemliyorlar. Deney bittiğinde, fıstığı alıp uzağa koydular. Başka bir maymun o fıstığı heyecanla, mutlu bir şekilde, eline aldığında beyni gözlenen maymunun sadece izlemesi bile, hareketi yapmakta olan maymunla eşdeğer, beyin dalga hareketi gözlemledi. Ayna nöronun etkileri çevremizdeki kişilerin ödül aldığında ya da tehlikeyle karşılaştığında harekete geçtiğini keşfettiler. Yani çocuk çevresinde kitap okumanın keyfini gözlemlerse bundan olumlu etkilenir ve okumaya yönelir.
Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak adına yanlış yöntemler yürütülmekte. Dışsal motivasyonla ödül verdiğin, kontrol ettiğin müddetçe bu davranış devam eder. Çocuğun ilgi alanlarını, merak ettiği konuları bilmeden bir seri kitap aldırtıp arkasına hazır; soru-cevap, test ve cevap anahtarlarıyla imtihan edilmesini doğru bulmuyorum. Zaten doğru bir yöntem olsaydı okuma oranımız artardı.
Gerçekte kitap okuma alışkanlığı kazandırmak istiyorsak: Çocuklar duyduğundan çok gördüğünü yaparlar. OKU diye duymak sadece bir duyu organına hitap ederken okuyanı görmesi neredeyse beş duyu organına hitap etmektedir. Onun için öncelikle çocuklara doğru rol model olmamız gerekir. Kitap okuma alışkanlığını teşvikte öğretmenler bir yere kadar etkili olabilir. Ailelerin de bu sürece katkı sağlaması gerekir. Çünkü eğitim dört ayaklı bir masadır. Aile, öğretmen, öğrenci ve çevresi. Öğretmen ya da ailesi çocuğuna kitap okuma alışkanlığında içsel motivasyonu kazandırmak istiyorsa, çocukla birlikte kitabevine gitmeli, orada çocuğun ilgilerine göre kitabı bulmalı ve aynı kitabı, öğretmen ya da ailesi okumalı. Kitap bittikten sonra içerik hakkında çocukla tartışmalı, diyalog oluşturmalı. Çocuk, ailesiyle birlikte kitap okurken o heyecanı, duyguyu hissetmeli ve paylaşabilmelidir. Çünkü mutluluklar, paylaştıkça çoğalır.
Alpi GÜN
Psikolojik Danışman & Sınıf Öğretmeni

Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>